Dilden gelen dayağın acısız ama keskin etkisi

Ofisimiz sanayi mahallesinin yanında az katlı geniş oturumlu bir plazanın birinci katı. Gündelik işlerin hareketli olduğu yerlerde, genellikle her isteğe uygun yemek alternatifleri oluyor. Tamircilerin arasında dükkan açmış tekelin bastığı kavurmalı kaşarlı tostta bir opsiyon, içinde fıskiyeli havuzu olan ve sadece 14 saat güveçte pişmiş kurufasulyeyi bol tereyağlı pilav ve çeyrek soğanla sunan lokantada. Şanslıydık çünkü sanayi ve plazalar bölgesinin arasında sürekli el değiştiren bir ev yemekçiyi iki sene önce felsefe mezunu bir işletmeci devraldı. Ne iş yaparsan yap altında bir felsefenin olması gerektiğini anlayana gösterdi. Kısacık zamanda, önceki mekan sahiplerinin üzerine ekleyerek, üçüncü nesil kahveci tadında bir atmosferde, yaratıcı lezzetlerin olduğu, çeşit çeşit taze neşeli ve arada küçük sürprizli bir lokanta. QR kod ile dahil olduğun iletişim grubunda saat 11:30 da atılan videoları izlemek beni heyecanlandırıyor ve ara ara güldürüyor. Lokantanın sadece yemeği değil, o küçücük alanda oluşturduğu ambians bile plaza çalışanlarının yemek almak için sıraya girmesine yetiyor.

2023 yılının Mayıs ayında öğle yemeği için lokanta sırasında beklerken, ön sıradaki bir grup arkadaş arkadaki arkadaşlarını yanlarına çağırdı. Göz göre göre ve sesli bir biçimde yapılan kaynak girişimine karşı sırada bekleyen bir kişi tatlı bir dille memnuniyetsizliğini dile getirdi. Ortam birden çok değişik bir hal aldı sanki sıraya kaynayacak gruba haksızlık yapılmış gibi içlerinden bir kadın bastı yaygarayı. Ses yükseltme, toplumumuzda bir haklılık algısı oluşturduğu için sıradaki diğer insanlar sessizliğini koruyordu. İnsanlar seslerini korudukça, hak ihlali yapan topluluk, ilginçtir(!) kendilerini daha haklı gördüler ve çoğalarak yaptıkları ahlaksızlığı seslerini yükselterek kapatmaya çalıştılar. Sesi yükselen 2. kadının beni duyabilmesi için sesimi biraz yükselterek “Karşınızda size bağıran birisi yokken siz neden sesinizi yükseltiyorsunuz” diye sorunca kaynak yapan topluluk lokantanın içine girdi. Kısa bir süre bekledikten sonra çıktım merdivene ve onların duyabileceği ses seviyesinde. “Siz bunu yapıyorsunuz ya sakın dışarıda hak hukuktan bahsetmeyin. Benim de arkadaşlarım vardı sırada hatta sizlerin de önünde ama ben onların yanına gitmedim.” dedim ve sustum.

Kısa bir süre sonra hak ihlali yapan grup sessiz bir şekilde sıralarını arkadakilere vererek lokantadan ayrıldılar. Diğer lokantada, ilginçtir(!) haklarının yendiği mağdur edebiyatını yapmışlar ama bugün bizim hakkımızı yemediler.

Kalın sağlıcakla

Leave a Reply

Discover more from e.i.

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading