Şirket gibi yönetilen devlet hikayesi 2

Hz. Ömer’in mumları üzerinden anlatacağım. Devlet işinde devletin mumunu, kendi işinde kendi mumunu yakarmış. Bu adalet sembolü İslamiyet öğretilerinde anlatılır ama durum Hz. Ömer’in karakteridir çünkü ben başka bir isim duymadım.

Bugün evlere iki elektrik hattı çekemiyoruz. O yüzden ‘mumu’ kaynaklarımız ve insan gücümüz olarak değerlendirebiliriz.

Devlet, halkın güveniyle tüm ekonomiyi gözlemlerken girişimci bir muhasebeci edasıyla ‘ooo hastane işinde iyi para varmış’ deyip o sektöre kendisi girerse, yani halkın mumunu kendi konusuna koyarsa ne olur? Özel okullar dümeni gibi çifte verginin yolu açılır, ama bu sadece daha başlangıç.

Turizmden örnek vereyim. Paylaşım ekonomisinin Booking.com, Airbnb gibi çözümleri halkın boş duran kaynaklarını ekonomik değere çevirmede iyi iş çıkardı. Başarısı o kadar iyi oldu ki, dışarıdan döviz getirmekte bile güzel bir pasta tabanı olacakken, krema düşkünleri bu global servisleri kapatıp trafiği kendi yerel servislerine yönlendirerek devletin işlerinde kendi mumlarını, pasta altlığı için yakılacak mumları da kendi faydalarına çevirecek işlere kullanınca, masadaki mumları tam olarak yer değiştirmektirler.

Bir devlet, halkının güveni kadar devlettir. Eğer referansımız adaletse ve kalkınma ise bugün yaşadığımız tabloyu inanç değerleriyle açıklamak imkânsız. Başka bir deyişle: Hz. Ömer gibi idare edilince tıkır tıkır yürür diye bildiğimiz İslamiyet ise, şu an içinde bulunduğumuz durum Müslümanlık değildir.

Kalın sağlıcakla!

Not:Özgün fikirler, ilişkilendirme biçimleri benim, ama anlam kaybı olmadan yazımın %40’ını tırpanlama işinin başlangıcı ve görselin oluşturulmasında yapay zekanın hakkını yiyemem. Kollektif bir iş çıkarttık diyebilirim 🙂

Leave a Reply

Discover more from e.i.

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading