Dünyadaki Uzaylıların Zamanda Yolculuğu

Bu yazıyı okuyup anlayan herkesten bahsediyorum. Dünya, uzayın içinde ise, dünyadaki canlıların uzayın içinde olması olağan değil mi? Hele bir de melek, üç-beş harfliler gibi gözle görülmeyen canlıların varlığına inanıyorsan, kesin bir uzaylısın. Yani uzayın bir parçası.

Başlangıçlar gizemlidir. Mantık anlamak için en baştan temellenmeyi sever. Kurgu bu yöntemle zihinlerde daha kolay kurulur, fakat bilincimiz başlangıç ve sondan çok uzakta, küçük bir nokta olduğu için hikâye sadece bir kabul, bir inanış olarak kalır. Sonra bu inanış mantık olur.

Anlatıcıların tecrübe etmeden, şahit olmadan aktardıkları da gerçek olarak bilinçlere kazınır.  Mantığın dayandığı bir kabul oluştuğu için gönüller rahatlar, fakat bu huzur sonsuz değildir. Sürdürülebilmesi için dışarıdan sürekli destek gerekir. Bu ihtiyaç, dinleyici için görmezden gelinen yalanlara; anlatıcılar için de kendince haklı şeytani dürtülere dönüşebilir.

Oysa başlangıcı mutlaklaştırmadan boşluk hissini kabullenebilirsek, geçmişten geleceğe doğru ilerleyen anı daha iyi algılayabiliriz. Yani, gelecek, geçmiş deneyimlerimizin doğal bir uzantısı olarak yüzünü bize döner. Böylece yaşamı daha yapıcı bir sürece dönüştürebiliriz. Tümden gelmek değil, tümevarım gibi.

İçinde yaşadığımız belirsizliklere çok takılmadan ve görmezden gelmeden kabul edebilirsek, bahsi geçen uzaylıyı anlamaya başlayabiliriz.

En küçükten başlayalım. Atomdan. Aynı içerikli atomlardan oluşuyoruz. Her atom farklı etkileşimlerde ve benzer hareketlerde bulunuyor; zaman ise bu hareketlerin içinde eşit biçimde akıyor. Algımız ve ondan doğan etkileşimler eşitsizlik ve belirsizlikleri doğuruyor. Oysa görüşümüzü tarafsız tutabildiğimizde zamanın da tarafsızlığını görebileceğiz. İşte o zaman içimizdeki sonsuz hareketlilik ve bu hareketten doğan zaman özgür olacak.

Yaşamın içindeki tekrarı ve tekrardan oluşan gelişimi gören gözlemler dileğiyle.

Şimdilik Kalın Sağlıcakla

Parça bütünlüğü hâlâ önemli.

One response to “Dünyadaki Uzaylıların Zamanda Yolculuğu”

  1. gösterişli ibadet şeytan işidir – e.i. Avatar

    […] Dünyadaki uzaylıların iyi niyet ve kapsayıcılık arzusuyla başlayıp konfora ve egolarına yenik düşerek şeytanlaştıkları bir yolculuk hikayesi. Yazıda medeniyetin aslında “tek dişi kalmış” bir gösterişten ibaret olduğu ve cahilleri koltuk sevdasına nasıl gömdüğü anlatılacak. […]

Leave a comment