Etrafını saran gazda yaşayabilmek

Pratik zekanın uzun vadede oluşturduğu zararı ve çemberi daraltarak nasıl da tüm sınıfları sardığını yaşanan lüks otel yangını ile görmüştük. Masum bir dikkatsizlik nasıl da çevresindekileri bir birine katarak kusura, kabahata, suça, katliyama kadar yükselebiliyor. Bu yazı, yaşanmış başka bir geride kalan güncel üzerinden olacak.


Askerlik, bu diyarlarda, erkekler için zorunlu bir ata sporu. Ben yaptım. Güzel de oldu. Aklıma yaşadıklarım geliyor ama konuyu dağıtmayalım. “Mantığın bittiği yerde askerlik başlar” klişesini; “Askerlik içinde sivil hayattan farklı bir mantık vardır.” şeklinde algılayınca metan gazından boğularak ölebilmenin nedeni daha anlaşılır oluyor.

Belirsizliklere karşı hazırlıklı olma hali, dikkatimizi andan çalarak bizleri henüz gerçekleşmemiş bir zaman kırılımına yönlendirir. O yolda harcanan paralar bir türlü anlaşılmaz, akıl almaz ama gelecek adına, bir biçimiyle heyacanlandırır veya umutlandırır. Bu hazırlıklar olası gelecekte işe yarayacak mı? Yoksa yaramayacak mı? O, kurulan ve uygulanan mantığın kalitesi ile alakalı.

İş yapmayı bilmeyen (yaptım oldu) zihinler, işin havasını atmayı işin kendinden daha önemli görerek hareket etmeyi severler. En büyük motivasyonları; paranın sınırsız mutluk sanrısıdır. Hele birde, harcanacak para emekleri ile kazanılmadıysa, aslında her insanda olan kendince mantık kurguları daha hızlı gelişir. Güllük gülistanlık zamanlarda (bazı inanışlara göre) bu içine şeytan kaçmışlık çok göze batmaz. Hatta amaca yönelik değil, araca yönelik hareketleriyle takdir görüp, örnek bile olurlar. Aslında aydınlık olan yolları kendilerince aydınlatıklarını sanarlar. İcraatın görünür olanı muktedirdir. diyerek; yerli ve milli uçaklar, insansız araçlar, güçlü savunma sanayi sözlerini yaymak için vızır vızır dolaşmaktan façası bozulan makam arabası lastiklerini değiştirmek; malzemenin doğası ve var oluşu nedeniyle, hiç aşınmamış olan, insan boyundan yüksek onbin’lerce askeri kamyon tekerleklerinden daha mantıklı olabilir. Peki ya tüm ışıklar karardığında?

Mağaranın içinde metan gazı olduğu bilinse tabi ölümler olmazdı da; kararlar, yeni girilen herhangi bir mağarada zehirli gaz olma ihtimalini düşünemeyecek tecrübesizliğin mantığıyla, tepeden tırnağa alınıyorsa, Allah rahmet eylesin. Tecrübesizliğin ayyuka çıkmasının sorumlusu hepimiziz. Hepimizin sessizliği. Ben dahil, hiç bir insan evladının, kendisini, bu kusurdan sıyırmaması ve yüzleşmesi dileğiyle.

Hadi, şimdilik, kalın sağlıcakla.

3 responses to “Etrafını saran gazda yaşayabilmek”

  1. “Diploma” ile Diplomasi Torpilleme – e.i. Avatar

    […] küreselleşme stratejisine destek vererek büyüdük, çoğaldık. Öyle ilerledik ki tecrübesizliklerimizin faturası toplumun tüm sınıflarına ulaştı. Sanki değişimden önceki doygunluk seviyesine […]

  2. Ölümler Sıradan Değiller – e.i. Avatar

    […] bıçaklanan gencin ölümü de sıradan değil.Mağaranın içinde, farkında olmadan ölen/şehit olan askerler de sıradan değil.İçinde mışıl mışıl uyuyorken cayır cayır yanan otel de, yurtlar da […]

  3. Vergiden Düşülen Kutsallık – e.i. Avatar

    […] biçimde yorumlanması ve yaygınlaşması… Sonuçlarını çeşitli yazılarımda farklı olaylar üzerinden yazmıştım. Bu yazıda ise, benzer çerçevede değerlendirilebilecek vergi muafiyeti […]

Leave a reply to Vergiden Düşülen Kutsallık – e.i. Cancel reply