Arda’yı zorunlu ara tatilinde,
ebeverinlerinin zorunluluklarından ötürü,
İstanbul’da hapsetmek istemedim.
Az değil kos koca 2 hafta. Düşünmesi bile çok zor geliyor. Kaç kıyafet almalı? Arabalı da gitmeyeceğiz. Neden sadece trenlerde engelli yerleri kalmış? derken. Bla Bla Car’dan 2014 model bir Megan’ın arka koltuğuna 1200 TL’ye yol arkadaşı olduk. 1 çek çekli valiz, çocuk taşıt koltuğu ve gitarımla fantastik yolculuğumuz başlamıştı. Yolculuk güzeldi rahattı. 4h30 saatlik zamanda 2 insan daha tanıdık gerçek hayattan. Onlar da bizi tanıdı güzel oldu.
Ara tatilde Ankara’ya gitmek planlanmıştı. Kafayı karıştıran araya Antalya’yı ekleme fikriydi. Arada, karşındaki koca dağın haşmetiyle kendi küçüklüğünü fark etmek iyi geliyor insana. Neyse, sağ salim vardığımız için planladığımız kadarıyla Ankara’yı yaşayalım.
Yaşımız arttığı için mi? bilinmez. Zaman ilerledikçe akılların gerisinde kalmış anıları hatırlıyor insan. Bu hatıraların peşine hayalde değil de henüz fırsatı varken, gerçekte düşmekte ara tatilin en güzel mesai sonrası aktivitesiydi. Orta okul yıllarında farklı ortamlardan (Okul/Dershane) 2 yakın arkadaşım, eş durumundan başlayan ve ailecek devam eden 2 grup, buluşmaları ayarlarken denk gelen ortak arkadaşın sergi açılışı ve hatıralarıma tek başımı ayırdığım gün tanıştığım genç barmen Ilk haftayı doldurmuştu zaten.
Antalya, babamın kıvrak planlamasıyla, kardeşleriyle annelerine yapacağı ziyaret olarak güncellenmişti. Gümüşhacıköy’e kadar araba kullanmayacağım ve Ankara’da Arda, babaannesinin yanında güvende olacağı için bende kendimi akışa bıraktım. Plandaki baba eli değişikliği hatıra avıma babaannemi, 3 amcamı ve babamla gençliklerine döndükleri bitmek bilmeyen kağıt oyunlarının, 2 teyzemi, 2 eniştemi ve aileleri ile birlikte 6 kuzenimi eklemişti. Misafirlikteki evlerde de yemeğe denk gelindiği için fazladan öğün yedim ama olsun kendime dikkat ettim.
Memleket dönüşünden sonra erken zamanda aldığım İstanbul tren bileti vaktine kadar Ankara’da 2 akşamım kalmıştı. Bunlardan birini evde olan fakat iş koşturmacasından sadece yatarken gördüğüm beni büyüten kuzenimin oğluna ayırdım. 2 saatlik binalar arası yürüyüşümüz, evde karşılaşamamanın acısını çıkartmıştı. Son akşamımı da İskenderun’da deprem sonrasında beraber kurtarma yaptığım bir arkadaşım ve orta okul zamanı dershane arkadaşımın kritik işlerine ayırmıştım. Sayesinde müzik dinledim.
Önümüzde kalan zamanı, hatıralarımızla hayallerimizi gerçekleştirmek için değerlendirmek iyi geliyor bana.
Hadi kalın sağlıcakla.
Leave a comment