Geç biten gün ve gece

Günün 21 Aralık olduğunu öğrendiğimde ☝️sefer daha anladım bu günün neden uzun geçtiğini.

✌️ sefer kıta değiştirme fikriyle uyandığım gün planı, Arda’nın hastalığı nedeniyle saban tekrar revizyona uğradı. Bir kulak toplantı, diğer 🦻 doktor zor oldu ama Arda okula gidemeyince akşam okuldan alma dolayısıyla fazladan kıta değiştirme işi iptal oldu. Mutlu oldum. Krup olmuşuz. 3 yaşındayken tanışmıştık kendisiyle. Arda adrenalin buharını solurken ben acil servis dinlenme alanında açık kameralı toplantımı yapabildim. İyi denk geldi diyelim.

Güne plansızca giren Arda, öğle arasına planladığım Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinde yapacağım Gazhane Çevre Gönüllüleri ve Gazhane Müzesi tecrübe aktarımı aktivitesinde yanımda kalmıştı. Tıpkı dağınıklığı toparlarken nereye koyacağını bilemediğin için aldığın yere bıraktığın şey gibi. Aslında yanımda olması iyi olmuştu. Bahsi geçen 3 oluşumun kuruluş yılları bile kuşaklar arası kargaşanın göstergesiyken; Arda buzları eritmek için yerinde bir katalizör oluvermişti. Şimdi karşımda stereotipiler ve algılarla çevrelenen dünya hallerinden küçük ama büyük bir kesiti ve 15 dakikam vardı.

Gazhane Çevre Gönüllülerini denklemden kısa bir süreliğine çıkartıp kalan 2 oluşumu Topkapı Sarayı, Dolma Bahçe Sarayı ve Endüstri Devrimi üzerlerinden ilişkilendirince tecrübe aktarımı akışa başlamıştı. Suyu fazla bulandırmayan bir çıseleme gibi geçen konuşmadan sonra içten alkış sesleriyle amfiden ayrılıp 2 dakika kalan iş toplantısı için arabaya koşturduk. Toplantıdaki Italyan ve Türkler toplantı şeklime alışkın oldukları için kolay geçti. Zor olan 17hoo-18hoo’daki 😉. Neyse ki Nilgün izin alabildi de bu çok bilinmezli tecrübe aktarımını yaptıktan sonra uyandığım plana Arda’sız bir şekilde geri dönebildim. Yani uzun gecenin en değerli aktivitesine. Babası Doğasına tırmanış duvarı yapacakmış. Minik. BFF gerekiyormuş. Hazır tamir olmuşken neden olmasın? Akif evden yürümeye başladı ve Vatan caddesinde buluştuk. Oradan ver elini istoç keresteciler sitesi. Pahalılık kereste fiyatlarına da vurunca tasarıdaki yekpare ahşap kontraplak yüzey yerini kırpık kırpık ocb oluverdi. Taşıyıcılar da biraz inceldi ama olsu taşır taşır 🥸.

Ahşapları BFF’ye yükleyip IDOSK Genel Kurulu için yola koyulduğumuzda beklenen 17hoo-18hoo toplantısına ✋🏼 dakika kalmıştı. Bu sefer İtalyanlar yerine İsveç’te ikamete eden ve duruma alışkın olmayan İsveç, Türk ve başka milletlerden arkadaşlar vardı. Artık araba kullanmadığım için de görüntülü bir şekilde arkadaşları duruma alıştırabildim. İyi ki de kerestecide📱’u biraz şarj ettim . Boşluğa konuşan halimi dinleyerek araba kullanan Akif konudan ne anlamıştır bilmiyorum ama karnı acıkmış ki IDOSK’a varmaya az kala çekti kebapçıya. Uzaktan toplantım zamanında bittiği için yemek sonrası çayını masada içemedim, termosa aldım ve uzun gecenin eve dönmeden önceki son aktivitesi, IDOSK toplantısı için yola koyulduk. Toplantı olması gerektiği gibi geçti. Bir antrenman gibi yorucu ve sonu daha huzurlu. Ne zaman olacağını bilemediğin, beklenen büyük olaylar insanda ister istemez gerginlik yaratıyor.

Gün sonu özeti
Dünyada herkeste eşit olan tek şey zaman ve ona değer katmak tek özgürlüğümüz.

Kalın Sağlıcakla

Leave a comment